26 Nisan 2020 Pazar

THREE COLOURS:WHITE (TROIS COULEURS:BLANC - ÜÇ RENK:BEYAZ) (1994) ALT YAZILI IMDb 7.7



Adını Fransa bayrağının renklerinden olan filmler, bu renklerin simgeledikleri üzerinde kurgulanmışlardır. Üçlemenin ilk filmi Mavi, eşini bir kazada kaybettikten sonra yaşadığı yasla baş etmeye çalışan ve tüm duygusal bağlarından kopup yaratıcılık ışığında özgürleşmeye çalışan bir kadını merkeze alır. Filmin adı da bayrakta “Özgürlük” simgesi olarak yer alan renkten gelir. Beyaz ise “Eşitlik” kavramının simgesidir. Adını bu renkten alan ikinci film, yurt dışında çalışan bir Polonyalı bir erkeğin, Fransız bir kadınla olan sorunlu evliliğine odaklanır; buradan Polonya’nın Avrupa’yla olan ilişkilerine dair fikir yürütür. Son film Kırmızı ise, birbirinden son derece farklı özellikle sahip iki bireyin arkadaşlığını anlatır. Kırmızı da “Kardeşlik” anlamını taşır zaten.

Üç Renk Üçlemesi’nin başarısı, tematik olduğu kadar, teknik alanda da kendisini gösterir. Üç filmin de duygu dünyasına müzikleriyle muazzam katkı yapan besteci Zbigniew Preisner’ın etkisinin yanında, Kieslowski filmlerin isimlerini aldıkları renklerin kullanımıyla anlam yaratma konusunda harikalar yaratır. Mavi’nin ana karakteri Julie’nin kederli ruh hâli, görsel dokuyu domine eden maviyle kusursuz bir şekilde seyirciye geçer. Beyaz’da ise bu renk alaycı bir saflığın ve temiz bir vicdan olasılığının dışa vurumu olarak iş görür. Kırmızı ise görsel dokusuyla üçlemeyi başka bir seviyeye taşır. Kırmızının sıcaklığında bireyler mahremiyetlerini birbirlerine açarken, yine aynı renk yaklaşmakta olan bir tehlikenin de habercisi gibidir. Yani özetle denebilir ki, Kieslowski’nin Üç Renk Üçlemesi’nde renkler dekorun bir parçası olmanın çok ötesindelerdir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder